İBRAHİM PAŞA KÜLTÜR MERKEZİ’NDEKİ 2016 YILI  “FİKİR KULÜBÜ”  ETKİNLİKLERİ RESSAM-ŞAİR YAŞAR BEDRİ ÖZDEMİR’İN KONUK OLDUĞU “EDEBİYAT AKŞAMLARI” İLE SON BULDU.

BURSA-  Büyükşehir Belediyesi, Kültür A.Ş. tarafından İbrahim Paşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Fikir Kulübü” 2016 yılı etkinlik programı,  Şair- Yazar Cevat Akkanat’ın sunumunu gerçekleştirdiği  “Edebiyat Akşamları” programı ile son buldu. Siyaset, sanat ve edebiyata dair onlarca konunun,  birbirinden farklı dünya görüşlerinde tartışıldığı,  birçok şair,  edebiyatçı, bilim adamı ve politikacının görüş ve düşünceleri ile konuk olduğu etkinliklerin sonuncusunda renkli ve çok yönlü sanatçı kişiliği ile bilinen, ressam, sinemacı ve şair Yaşar Bedri Özdemir, “Şiir ve Plastik Sanatlarda Haller ve Hayaller” konu başlığında Akkanat’ın sorularını yanıtladı. Sanat yolculuğuna küçük yaşta geleneksel Türk gölge oyunu merakı ile başladığını anlatan Özdemir, sırasıyla resim, fotoğraf, edebiyat,  hat sanatı ve sinemaya da ilgi duyduğunu söyledi.

KOMŞUNUN DUVARINA AT RESMİ ÇİZEN RESSAM

Başarılı bir ressam ve şair olan Özdemir,  “İlkokula giderken komşunun odunluğunda karagöz oynattığımı hep anlatırlar. Radyo bizim çocukluk yıllarımızın çok renkli bir kutusuydu. Resimli romanlar, resimli hikâyeler bizim yasaklı kitaplarımızdı. Okumanın yasak olduğu yıllardı.” diye konuştu. Ortaokula başlamasıyla şiirle tanıştığını, resim yapma macerasının ise komşusunun duvarına yaptığı bir at resmi ile başladığını ifade eden Özdemir, tuvaline yansıttığı sanatın, kafasındaki manzaralardan oluştuğunu dile getirdi. “Resim yapmaya başladığımda kendime ait bir dünya arıyordum” diyen Özdemir,  birbirinden farklı çok sayıda sanat dalıyla ilgilenmesini ise kendisini orkestra şefi gibi görmesinden kaynaklandığını söyledi.  Sanatın yaşamın içinden kopup gelen bir duygu olduğunu ifade eden Özdemir,  10 kitaba sığacak kadar şiir biriktirdiğini ancak son dönemde sadece sinema ağırlıklı çalışmayı düşündüğünü ve bir aksiyon filmi çekmeyi planladığını belirtti. Özdemir sözlerine şöyle devam etti: “Sanatı seviyorum, sanatın her halini seviyorum. Bir orkestra halinde yapmak istiyorum.  Sinema için de bu böyle. Kamerayı kendim kullanıyorum, senaryoyu kendim yazıyorum. Işığı kendim ayarlıyorum,  kurgusunu kendim yapıyorum.”

SANAT ESTETİK BİR KURGUDUR

Geçmişteki ev hapislerinin, biriktirdiği yalnızlıklarının, her şeyin günah ve yasak olmasının hayata karşı duruşunu da şekillendirdiğini ifade eden Özdemir, sıkıntılarını sanatının içine gömüp sesini duyurma gibi bir endişesinin olmadığını kaydetti.  Sanatın estetik bir kurgu olduğunu dile getiren Özdemir, “Ne kadar büyük hayal dünyan varsa o kadar insansın. Ne kadar güzel hayal kurabiliyorsan o kadar büyük sanatçısın. Elindekini ne kadar estetik bir biçime dönüştürebiliyorsan o kadar başarılısın.” saptamasında bulundu.  İnsanın tekâmül içinde olduğunu ve sürekli fikirlerinin değişebildiğini ifade eden Özdemir, son zamanlarda yazmaya çalıştığı şiirlerinde kavramsallığın biraz daha arka plana yaslandığını, imgelerinin de, daha somutlaştığına dikkat çekti.  Yalnızlığı sevdiğini ve ondan beslendiğini ifade eden Özdemir, Türk edebiyatındaki tüm şairleri okumaya çalıştığını belirtti. Özdemir “Herkesin kendine referans aldığı bir idolü mutlaka vardır.  Edebiyatımızın şiir dünyasında Nedimi, Baki, Fuzuli, Hayyam,  Sururi ve Haşimi bana göre olmazsa olmazlarımızdır. Nazım Hikmet’in yeri ise ayrıdır, destansıdır. Necip Fazıl’ın zekâsını, şiire olan vefasını seviyorum. İkinci yenilerin daha hoyrat hallerini seviyorum.”  dedi.

KUR’AN-I KERİM SANATA YASAK VE SINIR KOYMAMIŞTIR

Kültür A.Ş.  kültür danışması Metin Önal Mengüşoğlu ise sanatın,  edebiyat ve şiirin insan hayatındaki yerine ilişkin önemli saptamalarda bulundu.  Sanat ve şiir kavramının köklerinin Arapça olduğunu söyleyen Mengüşoğlu, her iki kavramında son ilahi vahiy Kur’an-ı Kerim’de geçtiğini söyledi. Mengüşoğlu “ Kur’an-ı Kerim de 27 yerde sanat kavramı geçer. Kuran’da şiirin sözünün edildiği surenin adı şairler (Şuara) süresidir. Cenab-ı Allah bu hususta insana rehberlik yapmıştır. Sanatın hiçbir alanına Kur’an-ı Kerim herhangi bir yasak ve sınır koymamıştır. Sanat, insanoğluna sınırsız bir biçimde bahşedilmiş bulunan bir tür yaratıcılık kudretidir. Güzel ahlak aynı zamanda sanattır. Şiir, insanoğlunun şuuru ile yakından alakalıdır. Şiir ile meşgul olan insanın karıncaya zarar vermesi dahi düşünülemez.  Şiirin insan hayatındaki yerinin önemi Kur’an-ı Kerim’de tescil edilmiştir.”  diye konuştu. Programın sonunda Mengüşoğlu,  konuk sanatçı Özdemir’e kendisi için Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından dikilen “Çınar Fidanın” sertifikasını takdim etti.