
Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan, zihin muhtevasını meydana getiren tüm unsurlar için önce dile ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Düşünce Seminerleri’nin Şubat ayındaki ilk toplantısına konuşan Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan’ın “Kelimelerin büyülü dünyasını anlattı. Konuşmasında dilin önemine değinen ve zihin muhtevasını meydana getiren tüm unsurlar için önce dile ihtiyaç olduğunu belirten Doğan, “Dil yoksa dünyamız da yok” dedi.
“Dini metinler zihinde önemli yer tutuyor”
Büyükşehir Belediyesi’nin kültürel etkinlikleri arasında yer alan Düşünce Seminerleri’nin Şubat ayı serisi, ‘Dil ve Edebiyat Konuşmaları’ başlığı altında ‘Kelimelerin Büyülü Dünyası’ konulu sunumla başladı. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi Üftade Gösteri ve Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminerde insanın zihin muhtevası hakkında bilgiler veren Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan, eski çağlarda insan zihninde ilk olarak hurafeler, mitoloji, masal ve destanların yer aldığını söyledi. Zihinde asıl katmanın dini metinler olduğunu dile getiren Doğan, özellikle kitabi dinlerin hem basılı hem de ezber metinler olarak hafızalarda önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
“İdeoloji dine karşı bir tavır oluşturmaya çalıştı”
Dini metinlerin ardından insan zihninde sırasıyla edebi metinler ile ilmi ve teknik metinlerin yer aldığını ifade eden Doğan, özellikle 19’uncu yüzyıldan sonra ideolojik metinlerin büyük bir gelişme gösterdiğini ve bu metinlerin dini metinlerin yerini almaya çalıştığını söyledi. İdeolojik metinlerin sadece İslamiyet’te değil Hıristiyanlık üzerinde de etkili olduğunu dile getiren Doğan, “21’inci yüzyılda ise ideoloji bitti. Dünya üzerinde sadece birkaç ülke ideolojiyi sürdürmeye çalışıyor. Umarım yakında bizde de bu son bulur” dedi.
“Önce dile ihtiyaç var”
Zihin muhtevasını meydana getiren tüm unsurlar için öncelikle dile ihtiyaç olduğunu kaydeden Doğan, “Dil yoksa dünyamız da yok. Sosyalleştirmenin önemli bir parçası olan dili yaşadığımız toplumda hazır buluruz. Bütün sosyal kültürel faaliyetlerin temelinde dil vardır. Çocuk konuşma kabiliyeti ile doğar ve dili içinde bulunduğu ortam içinde çırak gibi öğrenir” diye konuştu.
